I don’t want to think
Just want to be alone
My life, revolving,
Raging on
I don’t want to see
The ones who care for me
My mind, somewhere,
I wish to be
I don’t want to care
Afraid to lose my dream
My mind, in lust,
Just let me be!
I don’t want to live
Just want to be gone
My life, fading,
Into infinity
Darkness
Searching for the light
The dream
It’s just too bright
Now, burnt and blind
Even darkness, I have lost
Solitude, my friend
The decision is mine
Leave me now
It is my time
I don’t want to think
tamamdır!
Old soul in young aspect
Old soul in young aspect
Planlar Değişti
2 haftada 3 plan
ve yine değişti…
Kaos teorisi
Aslında hayatımın kaos teorisinin birebir kanıtı olduğunu farkediyorum.
Mesela istanbula ilk gidişim şartların uygunsuzluğu başarısızlık, ardından ikinci gidişim .. işlerin bir süre iyi gitmesi, sonra maddi sıkıntıların ağırlığı ve iş vs. baskısı ve geri dönüş… Yeni bir başlangıç 1 ay süren dengelenme süresi ve ardından tekrar çöküş, diğer yandan yeniden oluşacak dengelemenin temellerini atarken buluyorum kendimi ve yeniden karasızlıklar, önceleri web-desktop-network-grafik seçenekleri arasında kararsızken şimdilerde para-suç-iş-okul seçimleri arasında kararsızım, hepsine o kadar yakınımki 60 saniye süre içerisinde hepsinin verdiği heyecanı, kalp atışlarını hissedebiliyorum.
Gerçekliklerimi kaybetmeye başladım. Yarın sabah gideceğim bir işim olduğundan emin değilim, hepsi bir hayal yada rüya gibi geliyor. Daha öncede yazdım tuvalete girdiğimde rüyada olmadııma dair kendimi denetlemeye ihtiyaç duyuyorum.

Yapabileceğimden çok fazla işim var, ayrıca seçim yapmak motivasyonumu dağıtmanın yanısıra konsantrasyonumuda düşürüyor. Düzensiz ve yetersiz uykunun zararlarını fazlasıyla görüyorum. Pharmaton, parasetamol, kahve (kafein) bazende nikotin ile dengelemeye çalışıyorum. yanlız kaos teorisi beni çıktığım 3 basamağa karşın sonunda 4 basamak düşürüyor.
Artık döngünün farkında olduğumdan düşüşü gördüğüm an dengelemeye yönelik yeni başlangıç arayışına giriyorum. Yeni bir başlangıç olmasa bile varolan fonksiyondan ayrılmaya zorluyorum.
Kaybedecek hiçbir şeyim kalmadığında öğrendim hayatın anlamını, olasılıksızlıklar üzerine kurulan anlamsızlıkların birleşimiymiş. Kaybedecek hiçbir şeyim kalmayınca buna hayatımda dahil, korkacak, sınırlandıracak engelleyecek birşeyde kalmıyor böylece. Hayatımda artık ışıklar söndü ve ben risk almayı bıraktım çünkü tüm yollar aynı burada, nereden düşersem düşeyim gözüm korkmuyor, yükseklere bakarken başımda dönmüyor, öünüm görmüyorum yolumu aramıyorum bulayım, ışığaysa… artık ihtiyacım yok bazen özlüyorum beyazlığını, ışıldamasını, eşsizliğini ve bazende kokusunu çekiyorum içime ama biliyorumki tüm sürtükler böyle kokar bunu böyle işlemişim aklıma, ardından zihinmin pencelerini açıyorum ve kokunun gitmesine izin veriyorum. Kupama bir bardak kahve dolduruyorum gözlerimi açıyorum ve tataaaaAA!
-Merhaba anne bende şimdi cehennemin dibinden geldim öpmüyorum çok terliyim çünkü…
Beni zorlamayın daha fazla zaten hali hazırda pek sizinle takılmaya niyetim yokken, parmak ucuyla hafifçe itmeniz yeterliyken şansınızı zorlamayın, ışıkları söndürün ve iyi geceler dileyin.
Ben artık bir vampirim
Unutmayın bir vampirin kanını içemezsiniz, eğer ben sizin yanınızdaysam sakın beni sömürmeye kalkmayın, gerçi bunu yapamazsınızda kontolün sizde olmasına izin verdiğimde sanmayın ki böyle sürecek, en ummadığınız anda kontrolü ben alacağım ve şaşkınlıktan küçük diliniz nefes borunuza kaçacak ve boğulup gebereceksiniz.
Güce sahibim
Güç içinizde değil, dışarıda da değil, güce inanırsan güçlüsün ve güçlendikçe güce inancın artar. Unutma karınca da güçlüdür, bu yüzden kimsenin hırsına kendininkenden daha az önem verme ve kimsenin gücünü küçümseme…
Kaybedecek hiçbirşeyim kalmadı ve yarınıma dair planlarımı geçmişte bıraktım geçmişimi gün ışığına serdim, bir ömüre bir beyaz, bir siyah renk sığdırdım ve gri tonların hakim olduğu bir kaç mevsim…

Siyah en asil renktir
Bu tamamen saçmalıktır, hayatta mükemmel olan hiçbirşey yoktur, asil diye tanımladıklarmız pisliklerini en iyi gizleyenlerdir ve siyah hep pislikleri kapatır. Eğer siyahı seviyorsam kendi pisliklerimi görmekten hoşlanmadığımdandır.
Kelimeler yok, konuşmak yok, acı yok, incitilmek yok…
Üzüntüyü hayatımdan çıkardığımda yerinin kin ve öfke ile dolduğunu gördüm. Ruhumu şeytana satmaya gerek duymuyorum çünkü yakında onun ruhunu satın alıyorum. Öfkemi biriktiyorum bu aralar ondan sakin zannedebilirsiniz.
Bugünlerde iyice saçmalamış durumdayım ve kontrolümü kaybediyorum, herşey sanki rüyadaymışım gibi çabuk gelişip, anlamsızca çözümleniyor. Tuvalete her girdiğimde rüyadamıyım diye kontrol ediyorum kendimi. Kendi pisliğimde boğulmaktan kokuyorum belkide.

X

Bir kez sevmeye kalktım ve birçok can yaktım….
ve tekrar sevmeye kalktım, bu kezde birçok kez canım yandı…
ve yaralar kabuk tutmadı hiç halen ara ara kanamaya devam eder…
dökmediğim gözyaşlarımla birleşir…
X

- Hayat kısa,yaşananlar hiç olmadığı kadar gerçekken kim olduğumu sahaya indiğim zaman anladım ve oyuna başladığımda ise gerçekler canımı hiç olmadığı kadar çok yaktı…
- Bazen bir kere susmak,bin kere konuşmaktan daha iyidir!!!
- İnandığım değer verdiğim herkes ve herşey aslında sadece yalandan ibaretmiş…
- Bazen gurur’landığımız şeyler bir hayal gibi gözümüzün önünden kayan yıldız gibi olur!!!
- Sevmek şuçmuş. Her sevdiğimde canım yandı. Artık kimseyi sevecek kadar ne sabrım ne de ömrümden ayıracak vaktim kaldı…
Scarface

Tony Montana: What you lookin’ at? You all a bunch of fuckin’ assholes. You know why? You don’t have the guts to be what you wanna be? You need people like me. You need people like me so you can point your fuckin’ fingers and say, “That’s the bad guy.” So… what that make you? Good? You’re not good. You just know how to hide, how to lie. Me, I don’t have that problem. Me, I always tell the truth. Even when I lie. So say good night to the bad guy! Come on. The last time you gonna see a bad guy like this again, let me tell you. Come on. Make way for the bad guy. There’s a bad guy comin’ through! Better get outta his way!



Son Yorumlar